SU'RE
su hangi kanı yıkayan temiz akıcı boşlukta
hangi aynaya baksam kırık sahibi sözsüz su
yara da kapanmayacak çirkinim hep konuşkan
tutsam bir kent düellosu ucundan hem unutkan
su tarihi ve kibri arıtan sabırdan saraylar kadar
kendini ve aşkını ilkel kavimlerde arar su

tutkunum sarhoşum kıyasıya kaybolmuşum tenimde
hem kendimden başkayım hem kendime

civar adresler eskiten majiskül adımların
eskici yalnızlığıyla yalayan hurda sokakları
kendini kendinden soran takvimlerden ödünç
kimsesiz bir aşkın kimsesi olmak istiyorum!

su zamane bahaneler provası isteğin kıyısında
neye dokunsam bir ihtilâlin ilksözü su
yüzün tüm çağlara utangaç bir pusula hüznü
hüzün kırsal bir gelgit çizgisi kaçıran yüzünü
su sahici ve gururlu okşayan yollar gibi
arar gurbette ve sılada kendini su

yok aldanmanın hakkı susmaksa hiç
hem ayrımsız olana hem aykırıya



(Evrensel Kültür, Kasım 1995; Kent Düellosu, 1996)



Altay Ömer  ERDOĞAN